29 Haziran 2010 Salı

Ben bu aralar..


Bu postumu amiyane tabiriyle "su yolu" yaptığım ingiltereden yazıyorum..

Ankara'da sadece on gün kalabildim. Zira sevgili tez danışmanım yaz boyunca sık sık görüşme yaparak tezim hakkında bilgi almak istiyor. Bana da bölümün en "demanding" insanı denk geldiği için bu şansıma lanet mi edeyim sevineyim mi bilemiyorum. Misal Anna'nın danışmanı arada bana progress'in ile ilgili mail at demiş. Benimki ise maşallah iki-üç haftada bir buluşmalar, notlar, mailler istiyor. Benim gibi self-control problemleri yaşayan biri için bu nispeten iyi birşey olsa da sürekli gelip gitmek istemiyorum. Zaten cuma'dan sonra evin kontratı da bitiyor. Kalacak yerim de yok yani bu haftadan sonra.

Bu yüzden bugünkü görüşmemde danışmanıma temmuz ayındaki iki toplantıyı iptal edip maille iletişim kurmayı önereceğim. Gayet stresli ve heyecanlıyım. Umarım şimdiye kadar kattettiğim aşamayı beğenir. son haftaki çalışmalarımdan sonra tezim nispeten daha düzgün bir hal aldı, biraz daha içime sindi. tamam nobel almayı planlamıyorum ama üç ay üzerinde uğraştığım bir şeyin de uyduruk bir yazı parçası olmasına gönlüm razı olmuyor. İşte ben bu konuyu düşündükçe gerilip duruyorum..

wish me luck

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder