10 Kasım 2009 Salı

Evet evet bütün dünya bana karşı!


Haftasonundan beri gribim.. domuz gribi oldum diye de ödüm koptu.. tabi hala bilmiyorum, hafif atlatıyor da olabilirim.. ama her gazeteyi açtığımda ölenlerin sayısını gördükçe içime fenalık geliyor.. neyse bugün daha iyi uyandım, en azından günlerdir boğazımda yer etmiş olan pis ağrı yoktu..
sabahın köründe dersim olduğu için giyindim çıktım.. kapıdan çıkıp ikinci adımımı atmamla yere yapışmam bir oldu.. tabi ingiltere burası sürekli nemli ve yağmurlu havadan bahçede yerler kısım kısım yosun tutmuş.. üzerine yağmurun yağmasıyla da jilet gibi kaygan olmuş.. dirseğimin üzerine düştüm çok fena, hatta saniyeler içinde dirseğimi kırdıysam ne olur diye senaryo bile yazdım. neyse bir yerimi kırmadım ama sağ dirseğimde ve elimin üzerinde yaralar var. .. üstüm başım da perişan tabi.. kendimi odaya attım, ama canımın acısıyla tansiyonum düştü.. bayılıyordun nerseyse.. biraz uzandıktan sonra su içeyim dedim, bu defada su genzime kaçtı.. bu kez de nerdeyse boğluyordum..
ama daha bitmedi.. zorla kendimi toparlayıp ikinci derse yetişmek istedim, ama otobüs 15 dakika geç geldi, soğuk ve yağmurlu havada bekledim.. üzerine kolum bütün gün ağrıdı..
gerçekten bütün dünya bana karşı sanırım.. (bu cümleyi de jargonuma kazandıran duygucuğuma öpücükler..)
yorgunum blog, çok yorgunum..

edit: son fasılı unutmuşum, eve gelirken otobüste inmek için düğmeye bastım, şöför fark etmedi. beni sonraki durakta indirdi.. bu da eve dönüşte -yine yağmurda- 15 dakika yürümem demekti.. otobüs şöferine neden durmadın dedim.. "oops" dedi.. :(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder